Bu haber 74 kez okundu.

Anoreksiya beslenme bozukluğu, az yeme ve az uyunmasına rağmen hala enerjik oluna bilinen bir psikolojik problemdir. Genellikle kilo almaktan korkan inanlarda görünmektedir. Genç kızlıktan itibaren bu hastalığa yakalama oranı yüksektir. Kilo alma kaygısı yaşayan bu kişiler asla kilolarının azlığını yeterli bulmazlar. Bu nedenle psikolojik olarak yemek yeme güdüleri azalır. Zaman içerisinde tedavi edilmezse ölümle de sonuçlanabilen tehlikeli bir rahatsızlıktır. Daha önce kilo almış ve her defasında sıkı diyetle zayıflamış insanların bu rahatsızlığa yakalanma riski yüksektir. Zayıf olmasına rağmen aynaya her baktığında kendisini kilolu olarak tanımlar ve bundan dolayı da sıkı rejimlere girmeye devam ederler. Bu bir nevi vücudun yemeye küsmesi gibi bir olaydır. Vücudun gıdaya ihtiyacı olsa da iştah kaybı yüksek olduğundan yemek yeme arzusu meydana gelmemektedir. Bu rahatsızlık kadınlarda görüldüğü gibi erkeklerde de görülmektedir. 


Anoreksiya Nasıl Bir Hastalıktır?


Anoreksiya sadece şişmanlama korkusu yaşayanlarda değil psikolojik sorun yaşayan insanlarda da oluşabilir. İlk başlarda kontrol edilebilen iştahsızlık, daha sonrasında yeme isteğinin kaybolmasına neden olmaktadır. Vücut aşırı derecede kilo kaybetmeye başlar. Öyle ki derinin kemiğe yapışmasına kadar gider. Eğer zamanında müdahale edilmezse zaten tedavisi zor olan bu hastalık sonrasında ölümle sonuçlanabilir. Anoreksiyanın neden kesin olarak bilinmemektedir. Sanki vücudun sahibine karşı uyguladığı bir ceza gibidir. Rahatsız olan kişi her ne kadar tedavi olmak istese de vücut bu tedaviye çok yavaş cevap vermektedir. Eğer Anoreksiya çok ileri seviye de ise tedavi sonuç vermemekte ve hastalık ölümle sonuçlanmaktadır. Halk arasında bu rahatsızlığa manken hastalığı da denilmektedir. Çünkü kilosuna dikkat etmek zorunda olan kişilerin yemek sonrası tuvalete gidip zorla kusmaları çok sıklıkla devam edince bu rahatsızlığa kapılma riskleri de yükselmektedir. 


Anoreksiya Etkileri


Anoreksiya psikolojik, çevresel etkiler ve biyolojik etkilerin birleşmesinden oluşmaktadır. Biyolojik olarak genlerin etkileri kesinleşmese de bu hastalığa karşı daha zayıf olması buna etken olarak kabul edilir. Ayrıca aşırı mükemmeliyetçi ve azimli kişilerde de bu hastalık görünmektedir. Kişi diyetinden taviz vermez ve istenilen kiloya sahip olsa da bir kilo daha verebilmek için devam eder bunun sonucunda da iştah kaybı meydana gelir.Anoreksiya tedavisine direk yönlendirme olmaz. Genellikle hekimlerin psikologlara yönlendirmesi ve psikologla hastanın arasında bir güven oluştuktan sonra uzman hekimle birlikte tedaviye gidilmesiyle devam eder. 


Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Email
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.